Peygamberimiz Gelse
 
PEYGAMBERiMiZ GELSE!!!

Eger bir gün, Peygamberimiz ziyaretimize gelse,
Yalnizca bir kaç günlügüne,
Hem de aniden gelmis olsa;
Merak ediyorum ne yapacagimizi?
Biliyorum en güzel odamizi kendisine tahsis edecegimizi.
Böylesi serefli bir misafire yiyeceklerin en iyisini,
Içeceklerin en iyisini sunacagimizi.

Onu evimizde görmekten mutlu olacagimiza,
Ona hizmet etmemizden alacagimiz hazzi,
Baska hiçbir seyden alamayacagimiza da inaniyorum.

Tüm bunlara ragmen memat ediyor ve düsünüyorum:
Onun evimize dogru geldigini gördügümüzde,
Kapida mi karsilayacagiz?
O güzel misafiri içeri almadan "Buyur Ya Resulullah!" demeden,
Kollarimiz bu mübarek konugumuza uzanmis olarak
"Hos geldiniz!" deyip içeri almadan önce neler yapacagimizi merak ediyorum.

Masamizin üzerindeki bazi gazete ve dergileri saklayip,
Onun yerine Kur'an mi koyacagiz?
Hala açik saçik programlari izledigimiz televizyonun üzerini örtüyle mi kapatacak
Veya alelacele yerinde kaldirip bodrum kattaki izbeye mi saklayacagiz?
Yahut da kosacak miyiz kapatmaya, O kizmadan önce?
Veya o nurlu misafirin isitmedigini umarak kapatacak miyiz radyomuzu,
Yüz kizartici bantlari izledigimiz videomuzu?
Evin rafinda üst üste dizdigimiz müzik bantlarini unuttuk galiba.
Hemencecik onlari kaldirip, onun yerine Hadis kitaplari mi yerlestirecegiz.

Merak ediyorum .
Evimize girmek üzere bulunan bu serefli Misafirin hemen girmesine müsaade edecek miyiz ?
Ya da saga sola mi kosturacagiz?
Yahut da "Biraz bekler misiniz?" diyerek Onu kapimizin önünde mi bekletecegiz ?

Merak ediyorum...
Eger Peygamberimiz bir kaç gününü geçirmis olsa,
Alisagelen yaptiklarimiza devam mi edecegiz?
Her sabah gün dogusuna veya kaba kusluga kadar uyabilecek miyiz?
Ailemizle kavgali-gürültülü savas ortamini sürdürebilecek miyiz?
Yoksa bir kaç saat sonra sikilmaya, daralmaya mi baslayacagiz?

Merak ediyorum...
Hiç yüzümüzü asmadan tüm aile fertlerimizle beraber her vaktin namazini kilabilecek miyiz?
Sabahin erkeninde yatagimizdan firlayip sabah namazi hazirligini yapabilecek,
Nisanlanma çagina gelen kiz ve erkek çocuklarimizi yataklarindan kaldirabilecek miyiz?
Veya, Serefli Misafirin abdest suyunu dökerken,
Öbür odada 15 yasina gelmis ancak secde yüzü görmemis oglumuzu nereye saklayacagiz?
Yoksa bir kaç günlügüne otele veya akrabalarimizin evine mi gönderecegiz?

Merak ediyorum...
Alistigimiz hayat seyrimizin, kontrolden çiktigindaki aci halimizi.
Bayimiz gazeteyi kapidan uzattiginda ne yapacagimizi.
Müslüman bir sahabe kadinin kiyafetine dokunan Yahudilere karsi
Savas baslatan Misafir Peygamberin yaninda
O müstehcen gazeteyi okuyabilecek miyiz?

Acaba diyorum...
Peygamberimizi yanimiza alarak gitmeyi planladigimiz yerlere götürebilecek miyiz?
17 yasindaki kizimizin yanina gelerek "Siz ne alirdiniz. "
diyecek olan sik bir garsonun sözüne karsi tavrimizi.

Acaba diyorum.
Gittigimiz yerde üç-dört saat boyunca yemek masasinda Peygamberimiz de bulunabilecek mi?
Yoksa Onu evimize istirahata mi alacagiz?

Düsünüyorum.
Hem de gözlerimle görmüs gibi düsünüyorum.
Bir kaç günlügüne evimize misafir olarak gelmis olan Peygamberimizle
24 saatimizi nasil geçirdigimizi göstermemizi.
"Bonjour" diyerek evimize giren oglumuzu, yarim etekle arabadan inen genç kizimizi.
"Bunda benim suçum yoktur "Ya Resulallah!" deyip,
Ölüp ölüp dirilen ana ve babalari....
Düsünüyorum Peygamberimiz evimize otururken,
Evimize gelecek aile misafirlerimizi.
Peygamberimizden habersiz olan misafirlerimizin girislerini, konusmalarini, görüntülerini.

Evet evimize sadece bir kaç günlügüne misafir olarak gelecek olan,
Peygamberimize karsi sergileyecegimiz tavirlarimizi merak ediyorum.
Bu Peygamberin nasil karsilanip, nasil ugurlanacagini merak ediyorum.

Peygamberimiz eger bizimle bir kaç gününü geçirecek olsa,
Alisagelen yaptigimiz islere devam mi edecegiz?
Yahut da ziyaret bittiginde ve evimizden ayrildiginda rahat bir nefes mi alacagiz?

Evet sevgili Peygamberimiz bizimle biraz vakit geçirmek için gelse;
Hayatimiz altüst mü olacak?

Yoksa, evet yoksa...

Ibrahim Sadri...
 
Bu şiir 12696 kez okundu.

Dini Şiirler
 

 

 
 


26 Ekim 2014 Pazar Yunus Emre   Elazığ   güzel sözler